Kahvenin Yıldızları başlıklı yazımızda, Dünya Barista Şampiyonası‘ndan bahsetmiştik. Aynı adla bir şampiyona da Japonya’da mevcut. Bildiğiniz üzere Japonya ekonomik dinamikleri Avrupa’dan farklı çalışan bir ülke, dolayısıyla kişisel yeteneğinize dayalı şeyler üretmeniz için genellikle bir sponsora ihtiyacınız oluyor.
Baristaların Prensi: Takayuki Ishitani
Baristaların tamamı bir firmaya bağlanmış ve firma tarafından finanse ediliyor. Ancak Takayuki Ishitani serbest bir barista, tüm ihtiyaçlarını ve işiyle ilgili tüm masraflarını kendi çabasıyla karşılıyor. Üstelik 2007’de ilk defa katıldığı yarışmadan sonra altı defa ilk üçe giriyor, haliyle “Baristaların Prensi” lakabı da ona ait.
Takayuki, ilk başlarda pek başarılı olmadığını kabul ediyor. Doğal olan da bu zaten, ancak kahve yapmaktan çok hoşlandığı için denemekten asla vazgeçmemiş, vazgeçmemek ve çok çalışmak tam bir Japon karakteristik özelliği. Belirli bir noktaya geldiğinde, işi bırakma kararı aldı ve iki yıl boyunca sanatına odaklanıp kendini geliştirmekle ilgilendi. Otuzuna bastığında küçük bir bunalıma girmiş olacak ki kendini sürükleniyordum olarak tanımlıyor. Tam bu sırada çevresindeki insanlardan kafelerinde çalışması, seminerler vermesi isteniyor. Kendi tanımıyla “little by little” yani adım adım kariyerini inşa ediyor.
Biraz bunalımlı iki yılın ardından 2012 yılında JBC’de bağımsız olarak yarışa çıkıyor, o yarıştan beri sürekli ilk dörtte yer alıyor. Belki özgürlük arayışı belki de kapital düzene başkaldırı bilemeyiz, ancak Takayuki takdir edilesi bir başarı kazanıyor.
Son 3-4 yıla kadar tek motivasyonunun kazanmak olduğunu, ancak zamanla kahve sevenleri ve destekçilerini mutlu etmeye odaklandığını söylüyor. Tabi bu olgunluğa kürsüden uzak kaldığı bir yarış sonucunda ulaştığını söylemeden geçmeyelim.
Başarı hikayesine ve hayat evrimine tanık olduğumuz Takayuki’ye başarılar diliyoruz…
Yazı kapak görseli: Sprudge (Perennial Competitor Takayuki Ishitani Is Japan’s Barista Prince)
