Aktüel

Soda, Maden Suyu ve Gazoz Karmaşası

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 615

Gazoz ve leblebi, ayrılmaz ikili, en azından benim için. Özellikle işin ritüel boyutunda olmazsa olmaz olan, uzun bir yürüyüşün ardından varış noktasında çantamdaki gazozu ve leblebiyi şahane bir manzaraya karşı tüketiyor olmam…

Yerli Gazozlar yazısı öncesinde, sıklıkla karşılaşılan bir kaç düzeltmek adına gazoz, soda ve maden suyuna dair bir açıklamanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Soda, Maden Suyu ve Gazoz

Kısaca, soda içinde çözülmüş halde karbondioksit gazı bulunan sudur ve çoğu gazlı içeceğin ana maddesini teşkil eder. Şekerli, aromalı ve sitrik asit içeren soda türleri de gazoz olarak nitelendirilir. Maden suyu ile soda ayrımı ise biraz daha karışık bir konu. Memba suyu olarak da ifade edilen maden suyu karbondioksiti doğal olarak içermektedir ve çözünmüş katı madde içeriği toplam 250 mg/l’den daha az olmamalıdır. Karbondioksite ek olarak ayrıca bulunduğu bölgenin toprak zenginliğine bağlı olarak mineral tuzları ve iz elementler yönünden de zengindir. Sodanın sadece mide rahatlatma özelliği varken, maden suyu buna ek olarak bir çok açıdan ihtiyaç duyulan mineraller dolayısıyla destekleyici olarak da tüketilebilmektedir.

Maden suları 500 mg/l’den daha az mineral içerenlere düşük mineralli su,1500 mg/l’den daha fazla içerenlere yüksek mineralli su şeklinde sınıflandırılmaktadır. İçeriği marka ve elde edildiği bölgelere göre değişkenlik gösterebilen maden suyu içinde bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulundurur ve bu içerik değerleri etiketlerinde açık bir şekilde sunulmaktadır. Elbette, cümleden “her maden suyu iyidir” şekline bir anlam çıkarmak da yanlış olacaktır. 2010 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen analize dayalı sonuçlar ile ilgili olarak “İçecek analizlerinden çıkan ölümcül tehlike” başlıklı yazının da ayrıca incelenmesinde fayda olacaktır. Daha güncel bir analiz raporu bulabilirsem ayrıca onu da ekleyeceğim.

Peki, Limonata Neyin Nesi?

Biraz limonaya ile tanıştığımız zamana da değinmek istiyorum. 17. ve 18. yüzyıllarda ilk defa Fransa’da tüketilmeye başlanan limonata, öncelikle küçük aile işletmeleri tarafından sunulmaktaydı. O dönem karışım reçeteleri büyük bir sır olarak saklanıp nesilden nesle aktarılmış olsa da zamanla yaygınlaşarak oldukça hızlı bir şekilde diğer ülkeler de de tüketilmeye başlanmıştır. 19. yüzyıldan itibaren suya tatlandırıcıya ek karbondioksit ilavesiyle markaların kendi koydukları isimlerle sundukları bu içecek gazoz olarak nitelendirilen gazlı içecekten başka bir şey değildir. Eklenen limon aroması bir yana 1960’lı yıllarda Türkiye’de o kadar çok popüler olmuştur ki Türkiye’nin tek meşrubatı olarak anılmaya başlanmıştır. Renkten renge girerek görünümünü ve değişen damak zevkiyle de tadını çeşitlendirerek, bugün onlarca türün ve bir o kadar da markanın bulunduğu meşrubat sektörünün en büyük dilimini oluşturmaktadır.

Kola, limonlu ve portakallı aromalı gazozlar ve sade gazoz olarak dört ana gruba ayırabileceğimiz gazlı içecekler artık marka isimleriyle anılsalar da bileşimlerinde su, şeker, aromalar ve karbondioksit içeren, birbirlerine benzer reçetelerden başka bir şey değiller. Kasalarda saklanan özel formüller, reklamların etkileri ve aromalardaki farklı nüanslar elbette bu söylemin dışında tutulmalı.

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Sonraki Yazı

Aktüel

Türkiye'nin Yerli Gazozları

Soda, Maden Suyu ve Gazoz başlıklı yazıda gazoza ve diğer gazlı içeceklere dair bir kaç ön bilgi paylaştım. Yazıya dair kısa bir özet...
Önerilen Kitap
Mikroplarınızla Tanışın, Yazar: Rob Knight
Kitaba Gözat!