Görsel Kaynağı: Aya Nikola Manastırı (Ayazma Manastırı)
Aktüel

Ayazma Nedir?

Yayın tarihi: Kelime sayısı: 926

Şifa verdiğine inanılan ve kutsal sayılan su kaynakları. Yalnız şifa da değildi aslında ayazmalardan, aziz ve azizelerden beklenen. Kimi dertlere de çözüm amacıyla ayazmalar ziyaret edilirdi. Örneğin, Aya Apostoli Ayazması‘nın suyunu içenlerin zengin olacağına inanılır. Ayazmalardaki adetler de çeşitliliğe denk gelmek olasıdır. Elbette bu çeşitlilikte şifa arayan Müslüman çehernin de etkisi vardır. Kiminin etrafında değişik figürler kiminin etrafında mumlar, bozuk paralar… Diğer tarafta da tarihin her sürecinde su sorunlarıyla baş etmeye çalışmış koca bir kent.

Ayazma Nedir?

Ayazma, Ortodoks Hıristiyanlarca kutsal ve şifalı sayılan su kaynakları ve pınarlara verilen isimdir. Esasında bu pınar ve su kaynaklarının Hıristiyanlıktan önce de kutsal kabul edildiği gibi görüşler de bulunmaktadır. Kelime kökeni olarak kutsal anlamına gelen Yunanca “Hagia” ve su anlamına gelen “ma” kelimelerinin birleşiminden oluşan “hagiama” zaman içerisinde “ayama”, “ayazma” değişimlerine uğramıştır.

Anadolu’nun yanı sıra özellikle İstanbul’un pek çok yerinde denk gelinebilecek bu kutsal ve şifalı olduğu düşünülen sular özel mimari elemanlarla da öne çıkarılmıştırlar. İstanbul’da en bilineni Balıklı Ayazma olarak adlandırılmaktadır. Hatta ayazmaların İstanbul yaşamında ve kültürel değişiminde özel bir yeri olduğu söylenebilir. Bu su kaynaklarını içine alacak şekilde inşa edilen kiliselerin yanı sıra ayrı yapılar halinde ayazmalar da mevcuttur. Ayazmalar çoğunlukla küçük, gösterişsiz ve çevresi ağaçlıklıdır. Heybeliada’daki Hagia Ephemia buna güzel bir örnektir. Kilise bahçesinde veya kilise içerisinde ve genelde alt katta ya da ayrı bir yapı halinde olsun, her ayazma bir aziz veya azizeye adanmıştır. Yılda bir defa yapılan yortu ile hem aziz/azize için dualar edilir, şükranlar sunulur hem de ayazmanın çevresi için bir panayır günü düzenlenir.

Su Hep Kutludur!

Şifarlı olduğu düşünülen ayazmalar günümüzde Hıristiyanlar dışında Müslümanlar tarafından da ziyaret edilmektedirler. Günümüze değin pek çok ayazma tahrip edilmiştir. Günümüzde çoğunlukla kiliseler dahilinde olan ayazmalar varlıklarını koruyabilmişlerdir. Bazı kiliselerin Müslüman ibadethanelerine dönüştürülmesi sonucunda ayazmalara cami alanı içerisinde de rastlamak mümkün olmaktadır.

Ayazmalar yapısal olarak su haznesini koruyan mahzenler olarak da ifade edilebilirler. Çünkü asıl önemli unsur suyu koruyan bu mahzenlerdir. Kimi durumda (su kaynağının bulunduğu noktaya göre değişiklik gösterebilir) mahzene ulaşmak için bir koridor ve koridora ulaşmak amacıyla kullanılan bir merdivene rastlanır. Mahzen duvarlarının üst bölümlerinde havanalandırma amacıyla menfezler yer alır.

Ayazma Meryem Ana Kilisesi

Mahzen içerisinde su haznesi, su teknesi ana öğelerdir. Su haznesi suyun gücüne göre kuyu veya havuz şeklinde olabilir. Ayrıca Kurtarıcı İsa ve Meryem Ana’nın yanı sıra suyun adandığı aziz/azizenin ikonası yer alır. Saygı ve şifa amacıyla mumlar ve mumların yerleştirileceği mumlukların yanı sıra yardım sandığına da denk gelmek mümkündür.

Eremya Çelebi Komurciyan Ayios Dimitrios Kilisesi‘deki ayazma için şöyle der; “…Ayazma’nın mucizeler husule getirdiği aşikar bir şeydir ve kimse onun suyuna doymamıştır.”

Ayazmalara dair yapılmış geniş bir kataloglama çalışması mevcut olmasa da İstanbul ayazmaları için kaynak olarak kullanılan önemli incelemeler mevcuttur. Eremya Çelebi Kömürcüyan‘ın 17. yy.da kaleme aldığı İstanbul Tarihi‘ni dilimize çeviren Hrand D. Andresyan‘ın notları ve Hakkı Göktürk‘ün 1947 yılında yaptığı katalog bunlardan başlıcalarıdır. Hakkı Göktürk tarafından yapılan araştırmada yaklaşık 150 ayazma saptamış ve kaybolanlar/kaybolma tehlikesi taşıyanlar özellikle vurgulamıştır. Ayazmaların özellikle bulundukları bölgelerdeki kültüren ve dinsel değişimler nedeniyle dinsel özellikleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da hala isimlerine köy ve semtlerde rastlamak mümkündür1. Hatta kimi durumlarda Soğuksu olarak adlandırılan yerlerde de ayazmalara rastlanabilmektedir.

İstanbul’daki ayazmalar genelde kare ya da dikdörtgen biçimindedir. Anadolu’da ise daire şeklindeki ayazmalara rastlanabilmektedir. Dönemsel olarak ayazmaların yoğunluklarına bakıldığında İstanbul ayazmalarının Osmanlı döneminde, özellikle 1808-1861 yılları arasında (II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde) yoğunluk kazandığı görülmektedir.

İstanbul’un tarih boyunca kuşatıldığı her dönemde su yollarının tahrip edilmesi ve susuz bırakılması, diğer tarafta da bilinçli/bilinçsiz nedenlerle ortaya çıkan nüfus aşırılığı elbette suya ayrı bir anlam, ayrı bir kutsallık katmıştır. Günümüze değin, kayıt edilmiş, aktarılmış onca yıllık sorunlara rağmen bir şey öğrenmemiş olmamız ne üzücü! İstanbul’daki ayazmalara istinaden planladığım pek çok yazı mevcut. Ayrı ayrı bu ayazmalar nazarında da detaylara değineceğim.

Kaynakça nedir?
  1. Demirağ, Dilaver. İstanbul’un semtleri : Ayazma, İstanbul: İBB Kültür İşleri Daire Başkanlığı (2003)

    Sipahi, Tarık. Ayazma Mahallesi: Üsküdar (2010)

Hey! Bir dakika!

Yeni içeriklerden haberdar olmak ister misin?


Kayıt Ol!

Etiketler

Yorumlar

Yazıyla ilgili düzenleme gönder!

Sonraki Yazı

Aktüel

Coğrafi Oluşumlar: Tepe ve Dağ

Endemik alanlar, ekoloji ve permakültür ile ilgili yazılarda, yürüyüş, bisiklet ve tırmanış faaliyetlere dair anlatılarda pek çok kez...

Önerilen Yazılar